GEÇEBİLİR AMA YA GEÇMEZSE!

Evrim GERÇEK

Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı

evrimgercek yahoo.com

 

Dil ve konuşma bozuklukları, çocukluk çağında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olup, dil ve konuşma gelişimi normal olmayan çocukları tanımlamaktadır. Dil ve konuşma sorunları çocuğun ailesi, arkadaşları ve tüm çevresi ile olan duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimini önemli ölçüde etkileyecek sorunlardır.

Dil ve konuşma bozuklukları ana başlığı altında inceleyebileceğimiz bir çok sorun engel grupları arasında en yüksek oranda görülen sorunlardır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), konuşmanın anlaşılırlığını, konuşmanın hızını, süresini, doğallığını ve ritmini içeren bozuklukları kişinin yaşam boyu iletişim aktivitelerine katılımını sınırlayan kronik bir durum olarak değerlendirmektedir.

Konuşma eyleminin günlük yaşantımızda önemli bir yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. Hemen her türlü ilişkimizi düzenlerken konuşma eyleminden yararlanıyoruz. Bir şey isterken, bir düşüncemizi ifade ederken, bize bir şey sorulduğunda yanıtlarken ya da fikrimizi açıklarken hep konuşmaya başvuruyoruz. Pek çoğumuz için hiçbir zorluğu olmadan sıradan bir iş olarak gerçekleştirilen bu eylem kimileri için hiç de kolay gerçekleşmemektedir.

İnsanoğlu fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin bir sonucu olarak konuşma eylemini gerçekleştirebilmektedir. Bu nedenle de iletişim kurabilmek amacıyla yoğun olarak konuşmayı tercih etmektedir. Ancak bazı durumlarda konuşmanın üretilmesi mümkün olmayabilmektedir. Bu durumda kişinin farklı bir araç kullanması gerekmektedir. Örneğin doğuştan ileri düzeyde işitme kaybı olan bir kişi işitme cihazı kullanmıyorsa konuşma seslerini duyması mümkün olmaz. Duyamadığı için de konuşma seslerini üretip konuşma eylemini gerçekleştiremez. Ancak kişi işaret dilini kullanarak bu dili bilen herkese duygu, düşünce, istek ve bilgilerini aktarabilir.

Çeşitli nedenlerle konuşma yeterliliğinde farklılıklar oluşabilmektedir. Sorunun nedenine ilişkin yanlış inanışlar (korku, heyecan, nazar, şımarıklık, kıskançlık vs) yanlış çözüm arayışlarına yönelmeye ve sonuçta zaman-para-emek-umut kaybına neden olmaktadır.

Dil ve konuşma sorunları sıklıkla kalıtsal sorunlardır ve kişi bu potansiyelle dünyaya gelir. Ancak sonradan edinilen sorunlar da bulunmaktadır. Kekemelik, artikülasyon bozukluğu, yarık damak-dudak nedeniyle oluşan konuşma sorunları, işitme engeline bağlı konuşma sorunları, gecikmiş konuşma gibi birçok sorun bulunmaktadır. Her bir sorun bireyin yaşantısını farklı oranlarda etkilemektedir.

Kekemelik konuşmanın doğal akışının tekrarlamalar, uzatmalar, bloklar ile kesintiye uğramasıdır. Genellikle erken dönem çocukluk evresinde başlar. Çocukların cümle kurma aşamalarına rastlayan 2.5- 5 yaşları arasında 100 çocuktan 4’ünde görülür. Çeşitli görüşler ileri sürülmekle birlikte hala nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha sık görülür. Kekemelik sorunu nedeni ile başvuran çocukların önemli bir bölümünde kekemeliğe ya da konuşma bozukluğuna ilişkin bir aile öyküsü vardır. Yani sorun yüksek oranda genetik geçişlidir. Özellikle ailede böyle bir durum söz konusu ise çocukların dil ve konuşma gelişiminin yakından takip edilmesi sorunun erken dönemde sağaltımını sağlayabilmektedir.

Kekemelik terapisinde çeşitli yaklaşımlar ve yöntemler bulunmaktadır. Okul öncesi dönem, okul çağı ve yetişkin dönemdeki bireyler için farklı terapi yaklaşımları benimsenmektedir. Okul öncesi dönem için çevresel düzenlemeler (ailenin konu hakkında bilgilendirilmesi, sorunun doğasını anlamasının sağlanması, çocuğun konuşmasına yapılan müdahalelerin ortadan kaldırılması, iletişim modelinin düzenlenmesi) ve her gün terapi yapmayı gerektiren davranışçı terapi teknikleri kullanılırken, okul çağındaki veya yetişkin bir birey için teknik öğretme programları (yavaşlatılmış, uzatılmış konuşma, nefes teknikler vs.) kullanılmaktadır.

Bir çocukta kekemelik ortaya çıktıktan sonra, hiçbir müdahale yapılmasa da, terapi uygulanmasa da çocuğun kekemelik sorunu %75-80 olasılıkla ortadan kalkabilir. Ancak hangi çocuğun %75-80 olasılıkla iyileşeceğini önceden bilmek mümkün değildir. Kekemeliğin kalıcı olma olasılığı ise %20-25’tir. ‘Kronik’ kekemelerde iyileşme şansı oldukça düşüktür. Ancak erken dönemde yapılan müdahaleler ile sorunlarını tümden aşabilenler olduğu gibi, önemli ölçüde gelişme gösterenler de olabilmektedir.

Artikülasyon bozukluğu konuşma seslerinin uygun olarak üretilememesi sonucu konuşmanın anlaşılırlığının bozulmasıdır. Kişi uygun olarak üretemediği konuşma sesinin yerine daha rahat üretebildiği bir sesi kullanmaktadır. /s/ sesi yerine /t/, /k/ sesi yerine /t/, /r/ sesi yerine /l,y/ kullanan kişilere rastlamak mümkündür. Artikülasyon terapisinin sonuç verme oranı oldukça iyidir. Ek bir problem olmadığında sonuca ulaşmak oldukça kısa sürer.

Dil ve konuşma gelişimi belirli bir sıra izler. Bebekler konuşmaya başlamadan önce çevrelerinde konuşulan dili anlamayı öğrenirler. İki yaşına geldiklerinde ise basit cümleler kurabilirler. Üç yaşına gelmiş bir çocuğun hala basit cümleleri kullanamaması önemsenmesi gereken bir durumdur. Bu gecikmenin nereden kaynaklandığının tespit edilmesi ve gereken önlemlerin alınması çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki farkın açılmasını önlemek için atılacak en önemli adımdır. Gecikmeler her zaman masum olmayabilir. İşitme engeli, zihin engeli, otizm gibi sorunların elimine edilmesi ve sonrasında dil gelişiminin terapi ile desteklenmesi gerekmektedir.

Dil ve konuşma sorunları bireyin yaşantısını son derece olumsuz yönde etkileyebilecek önemli sorunlardır. Farkına varıldığı ilk andan itibaren bir uzman yardımı alınması sorunun bireyin ileriki yaşantısındaki etkisini azaltmak açısından gereklidir. Toplumumuzda dil ve konuşma sorunlarına bakış genellikle “zamanla geçer, bekleyelim” şeklinde olmakta, bu durum da bir çok dil ve konuşma sorunlu bireyin yaşamının sonuna kadar bu sorunla birlikte yaşamak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Geçebilir ama ya geçmezse. Sorun ortadan kalkana kadar bireyin yaşadığı olumsuzluklar da cabası. 

EKLENME TARIHI : 26.12.2013 / GÖRÜNTÜLENME : 3883
faydalı linkler BEBEKLİK DÖNEMİNDE BEDENSEL GELİŞİM
faydalı linkler 0-12 YAŞ SOSYAL GELİŞİM EVRESİ
faydalı linkler HAYAT BİR ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALI?
faydalı linkler GEÇEBİLİR AMA YA GEÇMEZSE!
 
Programlar
Rehabilitasyon
Emp
Bilimsel Gelişmeler
Biz Kimiz
Hakkımızda
Binamız
Yönetim Kurulu Üyelerimiz
İnsan Kaynakları
 
Anasayfa yankım özel eğitim kurumu  İletişim yankım özel eğitim kurumu  Atak Mail
Web Tasarım & Hosting Atak Teknoloji
yankım özel eğitim kurumu